Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Yapay zekada rekabet kızışıyor

11.07.2023 - 13:26, Güncelleme: 11.07.2023 - 13:26 3197+ kez okundu.
 

Yapay zekada rekabet kızışıyor

Küresel gayri safi milli hasılayı 2030'da yüzde 14 artırması öngörülen yapay zekaya dayalı teknolojilerin sunacağı fırsatları kaçırmak istemeyen ülkeler, bu alandaki yatırımları ile dikkati çekiyor.
Küresel gayri safi milli hasılayı 2030'da yüzde 14 artırması öngörülen yapay zekaya dayalı teknolojilerin sunacağı fırsatları kaçırmak istemeyen ülkeler, bu alandaki yatırımları ile dikkati çekiyor.   Yapay zekaya dayalı teknolojiler sayesinde küresel gayri safi milli hasılanın 2030'da yüzde 14 artması öngörülürken, bu durumun küresel ekonomiye Çin ve Hindistan'ın şu anki toplam ekonomik büyüklüğünden (yaklaşık 13,3 trilyon dolar) daha fazla katkı sağlaması bekleniyor.   Yapay zekanın, ekonomileri için büyük ticari fırsat oluşturabileceğine inanan Çin, ABD, Japonya, Hindistan, Almanya, Güney Kore ve Kanada, bu alanda stratejiler oluşturarak, milyar dolarlık yatırımlar yapıyor. Bu ülkelerden bazıları sağlık, ödemeler, insansız hava ve kara araçlarına yoğunlaşırken, bazıları da eğitim, robotlar ve üretim gibi konulardaki çalışmalara teşvikler veriyor.   Bu alandaki en büyük yatırımı yapan dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, başkenti Pekin'de 55 hektar alana 2,1 milyar dolarlık "yapay zeka parkı" kuruyor. Yapay zeka çalışmalarında kullanılacak park, 400 firmaya ev sahipliği yapacak ve 7,5 milyar dolarlık değer oluşturacak. Dünyanın "üretim üssü" olan Çin, yapay zeka planı strateji çerçevesinde verimliliği artırmayı, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi birçok alanda yapay zeka kullanımını artırmayı amaçlıyor.   Ayrıca Pekin yönetimi yapay zeka şirketlerinin ülkede Ar-Ge merkezleri kurmasını teşvik ederek, ülkenin yapay zeka ekosistemine önemli bir katkıda bulunmayı hedefliyor.   Küresel yapay zeka araştırmalarında halihazırda Çin'in gerisinde kalan dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD ise 2016'da "Milli Yapay Zeka Araştırma ve Geliştirme Stratejisi Planı”nı hazırlayarak söz konusu araştırma ve geliştirme projelerine yön veriyor. Plana göre ülkede yapay zekaya uzun dönemli yatırımlar yapılacak. Yapay zekaya dayalı sistemlerin güvenliği sağlanacak ve ulusal iş gücüne etkisine yönelik araştırmalar gerçekleştirilecek. Ülkenin teknoloji devleri de bu konuda milyar dolarlık araştırmalar yaparken, Alphabet, Amazon, IBM, Facebook ve Microsoft'un bu alanda yarışı dikkati çekiyor.   Küresel ekonomide üçüncü sırada yer alan Japonya, bazı sektörlerde teknolojideki üstünlüğünü korumak ve yaşlanan nüfusundan kaynaklanan sıkıntıları gidermek amacıyla açıkladığı Yapay Zeka Teknolojisi Stratejisi ile yapay zeka çalışmalarını sanayiye aktarmak için yol haritasını belirledi. Japonya, bu çalışmalardan ticari olarak faydalanmak ve halkın kullanımına sunmak için yapay zeka ekosistemi oluşturacak. Yapay zekayı sağlık alanında kullanmak için Japon şirketleri yatırım yaparken, Japon hükümeti de yapay zeka konusunda çalışacak yabancılara vize konusunda kolaylık sağlıyor.   Güney Kore’de ise Samsung, LG, SK Telecom ve Hyundai gibi uluslararası şirketler, yapay zeka konusunda faaliyet gösteren birçok şirketi satın alarak bu konuda yatırım yapıyor. Yapay zeka projelerine devlet tarafından destek verilen Güney Kore'de, 2020'ye kadar bu alanda 1 milyar dolardan fazla yatırım yapılması planlanıyor.   Bilgi teknolojilerinde insan kaynağı bakımından önemli bir yerde olan Hindistan'da, yapay zeka konusunda devlet-özel sektör iş birliği üzerine planlar yapılıyor.   Yapay zeka için 125 milyon dolar bütçe ayıran Kanada, ayrıca bu alanda çalışacak yeni girişimcilerin ürünlerini piyasaya sunmalarında yardımcı olacak.   Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya ise kıtada faaliyet gösteren yapay zeka şirketlerine ev sahipliği yapmak için teşvikler veriyor. Ülke, yapay zekayı özellikle 4. Sanayi Devrimi'nde kullanmak istiyor.   Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca, "sanayinin dijital dönüşümü yol haritası" çalışmalarında sona yaklaşılırken, yapay zekaya ilişkin çalışmalara da söz konusu yol haritasında yer verilecek.   "Türkiye yapay zeka yarışında treni kaçırmadı"   New South Wales Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Toby Walsh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yapay zekanın; sağlık, eğitim, iş hayatı gibi insan yaşamının tüm alanlarını etkileyeceğini söyledi.   Yapay zekanın sürücüsüz arabalarda uygulanmasıyla trafik kazalarının çok yaşandığı ülkelerde güvenliğin artacağını belirten Walsh, bu teknolojiyle yolların daha güvenli hale geleceğini, birbirine bağlı araçların yolculara 7 gün 24 saat hizmet vereceğini, taşımacılığın daha uygun fiyatlı olacağını, yaşlı ve engelli insanların hareket alanlarının genişleyeceğini anlattı.   Walsh, yapay zekanın sağlık alanında en iyi servisi vermek için fırsat sunduğuna dikkati çekerek, ABD ve Çin gibi birçok ülkenin yapay zeka teknolojisine sahip olmak için yarıştıklarını ifade etti.   Çin’in küresel yapay zeka araştırmalarında birçok ülkeyi geride bıraktığını kaydeden Walsh, Türkiye’nin ise petrol ve doğalgaz gibi doğal kaynaklara sahip olmadığını ancak insan kaynağını elinde bulundurduğunu dile getirdi.   Walsh, Türkiye’nin insan kaynağına yatırım yapması gerektiğinin altını çizerek, bu süreçte özellikle üniversite eğitiminin büyük önem taşıdığını ve eğitimin, insanları girişimcilikte cesaretlendiren bir yaklaşım içerisinde olması gerektiğini söyledi.   Türkiye’nin küresel yapay zeka yarışında treni kaçırmadığını belirten Walsh, vakit kaybetmeden ülkenin yapay zeka ekosisteminin kurulması tavsiyesinde bulundu.   Walsh, teknolojinin iyi yönde değerlendirilmesinin insanlığın yararına olacağını vurgulayarak, yapay zekanın iyi ve kötü amaçlar için kullanabileceğini işaret etti. Walsh, “Eğer yapay zeka doğru kullanılırsa insanlar daha mutlu olabilir ama aynı teknoloji savaşlarda da kullanılabilir.” dedi.  
Küresel gayri safi milli hasılayı 2030'da yüzde 14 artırması öngörülen yapay zekaya dayalı teknolojilerin sunacağı fırsatları kaçırmak istemeyen ülkeler, bu alandaki yatırımları ile dikkati çekiyor.

Küresel gayri safi milli hasılayı 2030'da yüzde 14 artırması öngörülen yapay zekaya dayalı teknolojilerin sunacağı fırsatları kaçırmak istemeyen ülkeler, bu alandaki yatırımları ile dikkati çekiyor.

 

Yapay zekaya dayalı teknolojiler sayesinde küresel gayri safi milli hasılanın 2030'da yüzde 14 artması öngörülürken, bu durumun küresel ekonomiye Çin ve Hindistan'ın şu anki toplam ekonomik büyüklüğünden (yaklaşık 13,3 trilyon dolar) daha fazla katkı sağlaması bekleniyor.

 

Yapay zekanın, ekonomileri için büyük ticari fırsat oluşturabileceğine inanan Çin, ABD, Japonya, Hindistan, Almanya, Güney Kore ve Kanada, bu alanda stratejiler oluşturarak, milyar dolarlık yatırımlar yapıyor. Bu ülkelerden bazıları sağlık, ödemeler, insansız hava ve kara araçlarına yoğunlaşırken, bazıları da eğitim, robotlar ve üretim gibi konulardaki çalışmalara teşvikler veriyor.

 

Bu alandaki en büyük yatırımı yapan dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, başkenti Pekin'de 55 hektar alana 2,1 milyar dolarlık "yapay zeka parkı" kuruyor. Yapay zeka çalışmalarında kullanılacak park, 400 firmaya ev sahipliği yapacak ve 7,5 milyar dolarlık değer oluşturacak. Dünyanın "üretim üssü" olan Çin, yapay zeka planı strateji çerçevesinde verimliliği artırmayı, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi birçok alanda yapay zeka kullanımını artırmayı amaçlıyor.

 

Ayrıca Pekin yönetimi yapay zeka şirketlerinin ülkede Ar-Ge merkezleri kurmasını teşvik ederek, ülkenin yapay zeka ekosistemine önemli bir katkıda bulunmayı hedefliyor.

 

Küresel yapay zeka araştırmalarında halihazırda Çin'in gerisinde kalan dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD ise 2016'da "Milli Yapay Zeka Araştırma ve Geliştirme Stratejisi Planı”nı hazırlayarak söz konusu araştırma ve geliştirme projelerine yön veriyor. Plana göre ülkede yapay zekaya uzun dönemli yatırımlar yapılacak. Yapay zekaya dayalı sistemlerin güvenliği sağlanacak ve ulusal iş gücüne etkisine yönelik araştırmalar gerçekleştirilecek. Ülkenin teknoloji devleri de bu konuda milyar dolarlık araştırmalar yaparken, Alphabet, Amazon, IBM, Facebook ve Microsoft'un bu alanda yarışı dikkati çekiyor.

 

Küresel ekonomide üçüncü sırada yer alan Japonya, bazı sektörlerde teknolojideki üstünlüğünü korumak ve yaşlanan nüfusundan kaynaklanan sıkıntıları gidermek amacıyla açıkladığı Yapay Zeka Teknolojisi Stratejisi ile yapay zeka çalışmalarını sanayiye aktarmak için yol haritasını belirledi. Japonya, bu çalışmalardan ticari olarak faydalanmak ve halkın kullanımına sunmak için yapay zeka ekosistemi oluşturacak. Yapay zekayı sağlık alanında kullanmak için Japon şirketleri yatırım yaparken, Japon hükümeti de yapay zeka konusunda çalışacak yabancılara vize konusunda kolaylık sağlıyor.

 

Güney Kore’de ise Samsung, LG, SK Telecom ve Hyundai gibi uluslararası şirketler, yapay zeka konusunda faaliyet gösteren birçok şirketi satın alarak bu konuda yatırım yapıyor. Yapay zeka projelerine devlet tarafından destek verilen Güney Kore'de, 2020'ye kadar bu alanda 1 milyar dolardan fazla yatırım yapılması planlanıyor.

 

Bilgi teknolojilerinde insan kaynağı bakımından önemli bir yerde olan Hindistan'da, yapay zeka konusunda devlet-özel sektör iş birliği üzerine planlar yapılıyor.

 

Yapay zeka için 125 milyon dolar bütçe ayıran Kanada, ayrıca bu alanda çalışacak yeni girişimcilerin ürünlerini piyasaya sunmalarında yardımcı olacak.

 

Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya ise kıtada faaliyet gösteren yapay zeka şirketlerine ev sahipliği yapmak için teşvikler veriyor. Ülke, yapay zekayı özellikle 4. Sanayi Devrimi'nde kullanmak istiyor.

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca, "sanayinin dijital dönüşümü yol haritası" çalışmalarında sona yaklaşılırken, yapay zekaya ilişkin çalışmalara da söz konusu yol haritasında yer verilecek.

 

"Türkiye yapay zeka yarışında treni kaçırmadı"

 

New South Wales Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Toby Walsh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yapay zekanın; sağlık, eğitim, iş hayatı gibi insan yaşamının tüm alanlarını etkileyeceğini söyledi.

 

Yapay zekanın sürücüsüz arabalarda uygulanmasıyla trafik kazalarının çok yaşandığı ülkelerde güvenliğin artacağını belirten Walsh, bu teknolojiyle yolların daha güvenli hale geleceğini, birbirine bağlı araçların yolculara 7 gün 24 saat hizmet vereceğini, taşımacılığın daha uygun fiyatlı olacağını, yaşlı ve engelli insanların hareket alanlarının genişleyeceğini anlattı.

 

Walsh, yapay zekanın sağlık alanında en iyi servisi vermek için fırsat sunduğuna dikkati çekerek, ABD ve Çin gibi birçok ülkenin yapay zeka teknolojisine sahip olmak için yarıştıklarını ifade etti.

 

Çin’in küresel yapay zeka araştırmalarında birçok ülkeyi geride bıraktığını kaydeden Walsh, Türkiye’nin ise petrol ve doğalgaz gibi doğal kaynaklara sahip olmadığını ancak insan kaynağını elinde bulundurduğunu dile getirdi.

 

Walsh, Türkiye’nin insan kaynağına yatırım yapması gerektiğinin altını çizerek, bu süreçte özellikle üniversite eğitiminin büyük önem taşıdığını ve eğitimin, insanları girişimcilikte cesaretlendiren bir yaklaşım içerisinde olması gerektiğini söyledi.

 

Türkiye’nin küresel yapay zeka yarışında treni kaçırmadığını belirten Walsh, vakit kaybetmeden ülkenin yapay zeka ekosisteminin kurulması tavsiyesinde bulundu.

 

Walsh, teknolojinin iyi yönde değerlendirilmesinin insanlığın yararına olacağını vurgulayarak, yapay zekanın iyi ve kötü amaçlar için kullanabileceğini işaret etti. Walsh, “Eğer yapay zeka doğru kullanılırsa insanlar daha mutlu olabilir ama aynı teknoloji savaşlarda da kullanılabilir.” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.