TÜRKİYE'NİN İLK SEKTÖREL HABER PORTALI

Yapay zekadan güç alan firmalar yarışta öne geçecek

Yapay zeka (AI), iş dünyası ve küresel ekonomi üzerindeki rolü nedeniyle son dönemde oldukça sıcak bir gündem maddesi teşkil ediyor. Yapay zekanın insanların gündelik yaşam ve çalışma şekilleri üzerinde radikal değişikliklere yol açabileceği göz önüne alındığında, bu çok da şaşırtıcı gelmiyor aslında.




Temel olarak “akıllı” olduğunu düşündüğümüz şeyleri yapmak için makinelerin kullanılmasını ifade etmek maksadıyla kullandığımız yapay zeka terimi, yarım yüzyıl önce hayatımıza girdi. En yalın anlatımıyla bu terim, insanların kendi doğal bilişsel yetenekleriyle yaptığı şekilde -fakat makineler tarafından- yapılabilen veya taklit edilebilen davranışları tarif etmek için kullanılıyor. Aslında hepimiz yapay zeka ve ona bağlı makina öğrenimi gibi kavramları her gün akıllı telefonlarımızla deneyimliyoruz ve her geçen gün daha da fazlasını görmeye hazırlanıyoruz. Elimizin altında duran telefonumuzdaki sanal asistanlar Siri veya Google Asistan, durdukları yerde her gün yeni bir şeyler öğreniyor ve her geçen gün daha fazla kullanım anlayışı geliştiriyorlar. Belli ki telefonun arka planda işleyen makinesi sürekli yeni şeyler öğreniyor. Birçoğumuz geçenlerde yeni iPhone XS modellerinin heyecan verici tanıtımını izledik ve gördük ki artık elimizdeki cihazı kullanırken her adımda yapay zeka ve makina öğrenimine şahit olacağız. Bu teknolojik uygulamalar sayesinde de kendimizi Nesnelerin İnterneti (IoT) merkezinde bulacağız.

McKinsey Global Enstitüsü’nün son yaptığı araştırmaya göre yapay zeka, küresel ekonomik aktiviteye çok büyük ve önemli katkılarda bulunma potansiyeline sahip. Ancak ülkeler, şirketler ve işçiler arasındaki mevcut farklılıkların, faydaları en üst düzeye çıkarmak için doğru yönetilmesi gerekiyor. Bu noktada en önemli hususlardan biri, şirket yöneticilerinin bilişim lideri olmasalar bile, vizyon sahibi yöneticiler olmaları. Zira bu alanda ilerlemeler sağlanabilmesi için şirketlerin örgütsel yapıları içerisinde yukarıdan aşağıya doğru tetikleyen bir mantalite değişimi şart. Bunun için gerçekten de bir veri bilimcisi olmanız gerekmiyor. Çalışanlarınızı motive edebilecek şahsi motivasyon ve vizyona sahip olmanız yeterli. Yapay zeka alanında erken adapte olmuş firmalar ile bu konuda daha arkadan gelenler arasında şirket yöneticilerinin vizyonu açısından ciddi farklar görmemiz mümkün. Basel Holding yöneticisi Burak Başel, ilk kategoriye ait öncü şirket yöneticilerine güzel bir örnek teşkil ediyor.

1990’ların ikinci yarısında bir yazılım firması olarak başladığı iş yolculuğuna bugün uluslararası çapta bir teknoloji girişimci ve yatırımcısı olarak devam eden Burak Başel, ileriyi görebilen vizyonu sayesinde aşıp fark yaratabilmeyi başarmış örnek bir iş insanı. Başel’in bugün Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Afrika’ya uzanan kıtalar arası başarısında yapay zeka odaklı yazılım konusunda doğru zamanda yatırım yapmış olmasının büyük rolü var. IT/BT teknolojilerinde sunduğu entegre hizmetler, FinTech alanında yaptığı alt yapı çalışmaları ve AI alanında öncülük ettiği yazılım programlarıyla adından son dönemde oldukça söz ettiren Burak Başel, iş hayatındaki en büyük motivasyonun yeni şeyler keşfetmenin verdiği mutluluk olduğunu söylüyor.
 

Devrim başladı


Basel Holding’in makine öğrenimi ve derin öğrenme için sunduğu hazır paket çözümleri, yapay zeka becerilerini, aralarında global şirketler, araştırma laboratuvarları, devletler ve eğitim kurumlarının da bulunduğu geniş kitlelere taşıyor. Bu özenle tasarlanmış, optimize edilmiş, güvenilir ve ölçeklendirilmiş çözümler; gelişmiş işlemcileri ile depo ve ağ teknolojilerini, güçlü yapay zeka optimize yazılımlarıyla bir araya getiriyor. Bu çözümler, müşteriler için seçim, kurulum, benimseme ve kullanımı kolaylaştırarak Kendin Yap ve kamu bulut çözümleri ile ilişkilendirilen yüksek maliyetleri, yoğun çabaları ve hayal kırıklıklarını da minimuma indiriyor. Yapay zeka ve makine öğrenimi ile derin öğrenme, her türlü kurum bu teknolojilerin sunduğu olağanüstü gücü keşfettikçe büyümeye devam edecek.

Ancak her ne kadar devrim niteliğinde olsa da yapay zekanın vadettiği dönüştürücü sonuçlar, ciddi çabalar sarf edilmesini gerektiriyor. Yapay zekanın gücünü tam olarak açığa çıkarabilmek adına kurumların bilişim yönetimine hız vererek veri birliğini kucaklayacak dijital dönüşümler yaratabilmek için her şeylerini masaya koyma gibi zor bir adım atmaları gerekiyor. Verilerin kapsamlı bir şekilde toplanması, işlenmesi ve tüm ilgili kullanımlar için ulaşılabilir kılınması önümüzdeki dönemde son derece önemli olacak.

Yapay zeka, onlarca yıldır hayatımızda olsa da onu anlamak ve etkili bir şekilde kullanmak halen zor ve doğru uzmanlık ile doğru vizyonun bir arada olmasını gerektiriyor. Basel Holding, müşterileri için bu yolculuğu kolaylaştırıp hızlandırma ve daha fazla kurumun vaat ve potansiyellerini gerçekleştirmesine yardımcı olma noktasında kararlı görünüyor. Bu noktada müşteriler ve ortaklar ile kapsamlı çalışmalar ışığında Basel Holding, 2019 yılı itibarıyla basit yapay zeka çözümlerini tüm dikey pazarlardaki müşterilere sunmaya hazırlanıyor. Devrim çoktan başladı ve bu on yılın sonuna doğru yaklaştığımız şu günlerde, yapay zekadan güç alan çözümleri kullanıp bunlardan faydalanmasını bilen işletmeler bu yarışta öne geçecek.