TÜRKİYE'NİN İLK SEKTÖREL HABER PORTALI

Sanayide dijital dönüşüm eğitimli insanla başlar

Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Halıcı, sanayide dijitalleşme ekseninde yaşanan gelişmeleri ve Türkiye’nin geleceğini mercek altına aldı.


Derneğiniz ve faaliyet çerçeveniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

ENOSAD, endüstriyel proses kontrol ve otomasyon sektöründe yer alan 16 ulusal ve uluslararası menşeli firmanın öncülüğünde Eylül 2004 yılında İstanbul’da kurulmuştur ve Türkiye’de bu alandaki ilk oluşumdur.

Derneğimiz bünyesinde fabrika otomasyonu, proses otomasyonu, montaj hattı otomasyonu, robotik otomasyon gibi alanlarda hizmet veren ulusal ve uluslararası menşeli 106 üye firma yer almaktadır. Ayrıca Bilkent, Boğaziçi, Doğuş, Dokuz Eylül, İstanbul Teknik, Karadeniz Teknik, Kocaeli, Marmara, Sabancı ve Yıldız Teknik Üniversiteleri’nden oluşan 10 akademik üyemiz bulunmaktadır.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde kurulan ve üyesi olduğumuz Elektrik ve Elektronik Sanayi Teknik Komitesi (ELTEK) ve Makina Teknik Komitesi (MAKTEK) toplantılarında yer alarak öneri ve taleplerimizi iletmek; çalışmalara katkı sağlamak, çeşitli kamu kurum-kuruluşları ve meslek odalarıyla çalışmalar ve iş birlikleri; benzer dernek ve birlikler, üniversiteler, teknik ve meslek liseler ile iş birliği, büyükelçilikler ve ticaret ataşeliklerine dernek ve üyelerinin tanıtımı ve işbirlikleri, yurt içi ve yurt dışı sektörel fuarlara katılarak üye firmalar ve derneğin tanıtımı gibi çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca otomasyon sektöründeki problemlerin belirlenmesi ve çözümüne yönelik çalışmalarımızı, ilgili bakanlıklara daha etkin bir şekilde iletebilmek amacıyla üyesi bulunduğumuz Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu (MAKFED) ile koordineli yürütmekteyiz.

2014 Aralık ayında derneğimiz tarafından “Endüstri 4.0” temelinde ilk kez “Uluslararası İleri Endüstriyel Otomasyon Kongre ve Sergisi” gerçekleştirilmiştir. 2017 başında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kurulan Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu’nun “Sanayide Dijital Teknolojiler” ve “İleri Üretim Teknikleri” çalışma gruplarında yer alarak ülkemizin Sanayi 4.0 yol haritasının çıkartılması için çalışmalar gerçekleştirdik. Türkiye’nin kalkınmasında temel sektörlerden olan endüstriyel otomasyonun tek başına bir sektör olabilmesi, başlıca hedeflerimizdendir.

Sektörümüzün önceliği olan Sanayide DijitalleşmeSanayi 4.0 konusunda kamuoyunu ve sanayi firmalarını en doğru şekliyle bilgilendirmek adına seminer, panel tarzında etkinlikler düzenlemekteyiz. WIN Eurasia Fuarları kapsamında 2016 ve 2017 yıllarında WIN Eurasia Metalworking çerçevesinde “Robotik Forum” etkinliği ile WIN Eurasia Automation çerçevesinde “Otomasyon Forum” etkinliklerini gerçekleştirdik. 2018 yılı WIN Eurasia Fuarı kapsamında ise özel “Endüstri 4.0 Forum Alanı”nda yine derneğimiz ENOSAD üyelerinin yer alacağı seminerler gerçekleştirilecek. Ayrıca Sanayi 4.0 kavramı üzerine Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ve akademik üyemiz Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) iş birliği ile ilkini Ocak 2018’de Yıldız Teknopark’ ta gerçekleştirdiğimiz bilgilendirme amaçlı panel dizimizin ikinci ayağını bu kez WIN Eurasia Fuarı bünyesindeki Endüstri 4.0 Forum Alanı’nda gerçekleştireceğiz.

2017 yılında Proses Mühendisliği Zirvesi’nde yer aldık, Endüstri 4.0 hakkında bir panel gerçekleştirdik. 2018 yılında bu çalışmamıza devam edeceğiz. İlerleyen dönemde bünyemizde oluşturduğumuz Endüstri 4.0 Kurulu ile bu konudaki çalışmalarımızı daha etkin ve verimli bir şekilde paylaşacağız. Proses çalışmalarımızı da yine etkin ve sektöre yönelik verimli noktalara taşıyacağız.


Sanayide dijitalleşme eğilimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bilindiği üzere sanayide dijitalleşme/Endüstri 4.0, bilişim ve iletişim teknolojilerini de kullanarak imalat sanayisinde tamamen insandan bağımsız akıllı üretim şeklidir. Bir anlamda yapay zekanın da kullanımı ile kendi kendini yönetebilen otonom yapılar olarak da değerlendirebiliriz. Yeni bir konsept olmasından dolayı, eğer değerlendirebilirsek ülkemiz için büyük bir fırsat olacaktır. Bunu, bütün ülkeler için aynı anda başlayan bir yarış olarak görebiliriz. Bu sayede teknolojimizi ve standartlarımızı dünya düzeyine çıkartmak için büyük bir fırsat yakalayacağız. Bugüne kadar Endüstri 4.0 yeterince konuşuldu ve artık, konunun iyi anlaşıldığını söyleyebiliriz. Şimdi “Nasıl uygulanmalı?” ve “Nasıl bir çözüm getirilmeli?” aşamasındayız.

Endüstri 4.0 gibi tüm dünya için yeni olan ve henüz tam olarak uygulanmamış bir konsepti nasıl devreye almalıyız? Yapılmaması gereken yanlışlar nelerdir? Yanlış yatırımlar noktasında nelere dikkat edilmelidir?  Doğru bir Endüstri 4.0 süreci yaşayabilmemiz için bu sorulara cevaplarımız net olmalıdır. Bunun için gerek ülke gerek ise firma bazında bir Endüstri 4.0 yol haritasının hazırlanması ve bu haritada kısa ve uzun vadeli adımların çok net olarak belirlenmesi gereklidir. İşte bu noktada, Endüstri 4.0’ın sermayesinin insan olduğunu vurgulamak gerekiyor. Sanayide dijital dönüşüm, eğitimli insanla başlar. Kalifiye ve eğitimli insanlar olmadan sanayinin dijital dönüşümü gerçekleştirilemez.

 

Ülkemiz süreçte aktif bir oyuncu olmalı


Türkiye, dijitalleşme ekseninde dünya ülkeleriyle kıyaslandığında nerede konumlanıyor?

Endüstri 4.0 sürecinde ülkemiz, aktif bir oyuncu olarak rol almalıdır. Bu rolü almak için de başta devletimiz, sanayi kuruluşlarımız, üniversiteler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların elini taşın altına koymaları gerekmektedir. Endüstri 4.0, haberimizin olmadığı, başlangıcında veya içerisinde önemli bir oyuncu olarak bulunamadığımız bir sanayi devrimi değildir. Bu konu, dünya ile aynı zamanda ele alınmakta olduğu için kaybedilen hiçbir şey olmayıp “geride kaldık” psikolojisine girilmemelidir. Endüstri 4.0’ı sadece kullanan değil, üreten ve geliştiren bir ülke olmamız hedeflenmelidir. Endüstri 4.0 sürecinde henüz hazır bir çözüm olmadığı gibi, her tesisin ve her sektörün kendine özgü özellikleri ile orantılı olarak kendine özgü bir çözümü olacaktır. Dolayısıyla iyi bir analiz ile her birfabrika için  Endüstri 4.0’a geçiş durum tespiti yapılmalı, sonra buna uygun çözüm oluşturulmalıdır. Firmalarımız “geç kaldım, rekabet edemeyeceğim” düşüncesiyle yanlış ve Endüstri 4.0 olmayan yatırımlar yapmamalıdır. Endüstri 4.0 uygulamalarıyla ilgili danışmanlık ve çözüm sunduklarını iddia eden kişi ve şirketlere dikkat etmelidirler. Çünkü beklentilerini karşılama konusunda hayal kırıklığına uğrayabilirler.

Öte yandan kritik önem taşıyan KOBİ’ler için dijital dönüşüm/Sanayi 4.0’a geçişi kolaylaştırıcı düzenleme, teşvik ve stratejiler oluşturarak ilerlemek zorundayız. Bu destek, devlet tarafından sağlanmalıdır.