TÜRKİYE'NİN İLK SEKTÖREL HABER PORTALI

Gürmen Group, enerjisini doğadan alan dünya devleri arasında

Gürmen Group, yenilenebilir enerji ligi RE100’e kabul edilen ilk Türk şirket oldu.


Yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’nin öncü kurumları arasında yer alan; çevreye, insana, doğaya ve kültürel dokuya karşı sorumluluk anlayışıyla faaliyetlerini yürüten Gürmen Group, tüm dünyada yenilenebilir enerji ligi olarak gösterilen RE100 platformuna kabul edilen ilk Türk şirketi oldu. Her saniye dünyadaki elektrik tüketiminin yaklaşık üçte ikisinin kullanıldığı gerçeğinden hareket eden RE100 üyeleri kullandıkları elektriği yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak iklim değişikliği etkilerinin en aza indirgenmesinde önemli bir rol oynuyor. RE100’de telekomünikasyondan tekstile, otomotivden mobilya sektörüne kadar dünya devi 150’nin üzerinde marka bulunuyor.Gürmen Group, Maspo Enerji ile yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ediyor.

Türkiye’de hazır giyim ve perakende, enerji, madencilik, tarım ve hayvancılık ile inşaat, gayrimenkul geliştirme gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren Gürmen Group, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarının ilk adımı olarak 2010 yılında Maspo Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi kurdu. Manisa Alaşehir’de jeotermal enerji üretimine başlayan grup, yenilenebilir enerji konusundaki yıllık 10 MW’lık üretim miktarıyla toplam tüketiminin üzerinde kapasiteye ulaşmayı başardı. Kapasitenin gelecek yıl sonuna kadar yaklaşık 40 MW’a ulaşması planlanıyor.
 
RE100 girişimini organize eden The Climate Group CEO’su Helen Clarkson, Gürmen Group’un başarısıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Temiz enerji ve iklim değişikliği konularındaki liderliği için Gürmen Group’u tebrik ediyoruz. %100 yenilenebilir elektrik taahhüdüyle Türkiye’deki binlerce firmaya örnek teşkil etmekle birlikte yenilenebilir enerjinin ekonomik büyümeye nasıl destek olabileceğini gösteriyor. Bu yıl Climate Week’te RE100’ün yeni coğrafyalara ulaşmasını kutluyoruz, Gürmen Group gibi yenilenebilir enerjiyi bir iş fırsatı olarak gören firmalar olmasaydı bunun gerçekleşmesi mümkün olmazdı.”