TÜRKİYE'NİN İLK SEKTÖREL HABER PORTALI

Gelecek için yerli ve milli teknolojilere odaklanmalıyız

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) ve KORGÜN Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Ufuk Güneş, yazılım sektörünün bugününü ve geleceğini değerlendirdi.


Türk yazılım sektörü, 75’in üzerinde ülkeye ihracat yapabilecek, milyonlarca kullanıcının hayatını dijitalleştirebilecek ve ülkemizin genç nüfusu ile birlikte ekonomiye lokomotif etkisi yaratabilecek bir durumdadır. Sağladığı çözümler ile hayatın birçok noktasında yer bulan yerli yazılım firmalarımız, Türkiye’nin dünyadaki saygınlığının artması konusunda ciddi önem arz ediyor. 44 alt dalda yazılım üreten yerli yazılım firmalarımız güçlendikçe kendimize koyduğumuz “10 yıl içinde bölgesel bir güç olma” hedefimize ulaşmamız kolaylaşacaktır. Sektör pazar büyüklüğü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Girişimci veri tabanı bilgilerine göre 6.5 milyar dolar, ihracatımız ise 2017 sonu itibarıyla 2.9 milyar dolar seviyesine ulaşmış görünmektedir.

Bilginin değerinin her geçen gün arttığı günümüz şartlarında bilgiyi üretmek, kullanmak ve birikim yaratmak konusundaki en değerli araç olan yazılım, en az bugün olduğu kadar hayati önem taşıyacaktır. YASAD bünyesinde bulunan 427 yazılım firması, ülkemizin kendi kaynakları ile geliştirdiği bilişim teknolojilerinde çok değerli bir yük taşıyor. Önümüzdeki yıllarda artan genç nüfus ile bu sayının çok daha yükseleceğini düşünüyoruz. YASAD olarak gelecek 10 yıl için vizyonumuz, ülkemizi bölgemizde bilgi ve iletişim alanında merkez ülke yapmaktır. Bu vizyon 15 milyar dolar yazılım ihracatı ve 1 milyon gencimize istihdam sağlayabilmektir.
 
 

Dijital çağa kendi kaynaklarımızla girmeliyiz


Yazılım sektörü ülkemizin kalkınması için en büyük desteği sağlayabilecek sektörlerden biri konumundadır. Genç nüfusumuzun hayallerindeki başarılara imza atabilmesi için kıvılcım görevi alabilecek kurumlardan birisi devletimizdir. Devletimiz tarafından sağlanan teşvik ve destekler, ülkemizin bölgesel bir güç olması için önemli bir kaynak olacak yazılım şirketlerinin doğmasını sağlayacaktır. Son dönemde yerli ve milli teknoloji ürünlerine olan olumlu algı hepimiz için daha iyi bir gelecek sunacaktır. Yanı sıra ülkemizin yazılım sektörümüzü büyütecek hamleler yapması gerekmektedir. Bu konuda en önemli adımlardan biri öncelikle kendi vatandaşlarımızın yerli çözümleri tercih etmesi ve 80 milyonluk ülkemizde dijital çağa kendi kaynaklarımız ile girmemizdir.

Özellikle KOBİ’lerimizin küresel rekabette geri kalmamaları için bir an önce dijitalleşme süreçlerini tamamlamaları gerekmektedir. Tam bu noktada KOBİ’lerimizin yerli yazılım ürünlerimizi tercih etmesi çok önemlidir. Devletimizin de TEYDEB Ar-Ge desteği almış yazılım ürünlerini yerli ürün olarak desteklemesi ve KOBİ’lerimize yüzde 50 hibe desteği sağlaması hem yerli yazılım üreticisi firmalarımızı hem de KOBİ’lerimizi ciddi olarak büyütecektir.

Yine farklı sektörler için uygulanan finansmana ulaşım kolaylıkları yazılım sektörümüz içinde devreye alınmalıdır. EximBank, Kalkınma Bankası ve diğer fonlama araçları ile artık hızla ihtiyacımız olan sermayenin sektörümüzle buluşması sağlanmalıdır. Gelecek teknoloji ve yazılımla inşa edilecektir.
 
 

Marka bazında dünyaya ulaşmak…


Bugün bütün şirketlerin iş süreçlerini yeniden yeni dünya standartlarına göre tekrar şekillendirmesi lazım. Bunun için kullanmaları gereken yazılımlar, yerli şirketlerimiz tarafından başarı ile geliştirilmektedir. Örneğin ERP sektöründe Avrupa bölgesinin en güçlü ülkelerinden biriyiz. Yerli yazılım şirketlerimizin ürünlerini tercih eden firmalar hem kendilerine ciddi fayda sağlamakta hem de ülkemizin bilişim teknolojilerinde kendi kaynakları ile güçlenmesine önemli katkıda bulunmaktadır. Kullanıcılar ülkemizde geliştirilen bilişim çözümlerini güvenle tercih edip işlerini kolayca yönetebilir. Yanı sıra devletimizin dijitalleşme sürecinde regülasyon etkisi de önem arz etmektedir. Örneğin 2017 yılında e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv Fatura gibi dijital dönüşümün önemli araçları KOBİ’lerimiz için tasarruf ve sektöre de ivme kazandırmıştır. Devreye girmesini beklediğimiz e-İrsaliye ile bu alanda yine değerli fırsatlar oluşacaktır.

İhracatta marka bazında dünyaya gitmek önemli bir eksiğimiz. Bizim en az dört yazılımı marka olarak küresel pazara çıkarabilmemiz lazım. İçerde de markalarımızın bilinirliğini artırmalıyız. Türkiye’de bulunan 3.6 milyon KOBİ’miz yerli yazılım alıp çok daha efektif ve rahat bir biçimde işlerini götürebilir, iş süreçlerini dijitalleştirebilirler. Şirketlerimiz, yerli yazılım çözümlerinin yapabilecekleri hakkında yeteri kadar bilgi sahibi değiller. Bu bilgi eksikliği yabancı yazılım hayranlığını beraberinde getiriyor. Hedefe gidebilmemiz için bu konularda ileri adım atmamız gerekiyor. Ayrıca genç nüfusumuzun özgüvenini ve yaratıcı özelliklerini geliştirip girişimcilik ekosistemini bireysel çabalardan, halka arz seviyesine kadar olgunlaştırabilmeliyiz. Yanı sıra kamu ve özel sektörümüzün dijitalleşme noktasındaki tercih reflekslerini yerli yazılım teknolojileri lehine çevirmeli ve bu büyük potansiyelimizi kullanarak milli hasılamızı arttırma yoluna gitmeliyiz. Bu sayede içinde bulunduğumuz orta teknoloji tuzağından çıkabiliriz.