TÜRKİYE'NİN İLK SEKTÖREL HABER PORTALI

"İş için seyahat eden turist daha fazla harcıyor"

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Genel Başkanı Ali Can Aksu, iş turizmi için seyahat eden turistin her zaman daha fazla harcama yaptığını belirterek, "Türkiye'ye 2011 yılında gelen turistin kişi başı harcaması 637 dolar olurken, iş turizmi için gelen turistin harcaması bin 900 dolardı. Günümüzde de iş turizmi için gelen turistin normal turiste oranla 2,5-3 kat daha fazla harcadığı gözlemlenmektedir." dedi.


Ali Can Aksu, yaptığı açıklamada, dünya turizm gelirinin önemli bir bölümünün toplantı, kongre ve organizasyon gibi iş amaçlı olduğunu söyledi.

Aksu, "İş turizmi için seyahat eden turist her zaman daha fazla harcama yapmaktadır. Türkiye'ye 2011 yılında gelen turistin kişi başı harcaması 637 dolar olurken, iş turizmi için gelen turistin harcaması bin 900 dolardı. Günümüzde de iş turizmi için gelen turistin normal turiste oranla 2,5-3 kat daha fazla harcadığı gözlemlenmektedir." diye konuştu.

İş seyahatlerinin turizm gelirlerinin en büyük kısmını oluşturduğunu belirten Aksu, şunları kaydetti:

"Eurostat verilerine göre, iş turizmi için yapılan harcamalar toplam turizmin yüzde 16'sına denk gelmektedir. İş seyahati için yurt dışına çıkan bir kişi, tatil için seyahat edenlere göre 2,5 kat daha fazla harcıyor. İş seyahati için çıkan gecelik 154 avro harcarken, tatil ve eğlence için çıkan 62 avro harcıyor. Avrupa'nın en çok seyahat edenleri Almanlar ve Fransızlar. Alman ve Fransızlar, Avrupalı turistlerin yüzde 50'sini oluşturuyor. Eurostat verilerine göre, Avrupalılar, 2015'te seyahate 408 milyar dolar harcadı. Avrupalı turist, gittiği ülkelere ortalama 348 avro bıraktı. Avrupalı turist yaptığı yurt içi seyahatlerde sadece 212 avro harcarken, ülke dışı seyahatlerde 751 avro harcama yaptı."

"Türkiye'nin kongre ülkeleri sıralamasındaki düşüşü kabul edilemez"

Ali Can Aksu, uluslararası markaların güvenlik problemlerini öne sürerek Türkiye'ye fayda sağlayacak etkinliklerini iptal ettiğini, Türkiye'de bugüne kadar herhangi bir uluslararası markanın bina, mağaza, merkez ya da şubesinin güvenlik sorunuyla karşılaşmadığını söyledi.

Uluslararası Kongre ve Konvansiyonlar Birliği (ICCA) verilerine göre, 2014'te Türkiye'nin en çok tercih edilen kongre ülkeleri sıralamasında 18'inci, İstanbul'un ise kongre şehirleri arasında 8'inci olduğunu bildiren Aksu, sadece İstanbul değil, Antalya ve İzmir gibi kentlerin de listeye girme imkanı bulduğunu kaydetti.

Türkiye'nin 2 yıl içerisindeki düşüşünün kabul edilemez olduğunu savunan Aksu, uluslararası marka, kurum ve kuruluşların Türkiye'deki kongre, konferans, tanıtım ve açılış etkinliklerini iptal etmeleri ve başka ülkelere yönlendirmelerinin ikiyüzlü bir tutum olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Avrupa ile kıyaslandığında genç ve dinamik nüfusu ile hem tüketim hem de üretim için bulunmaz bir pazar olduğunu ifade eden Aksu, şu görüşleri dile getirdi:

"Uluslararası markalar her yıl milyonlarca dolar değerinde kazancı sadece Türkiye pazarından elde ediyor. Uluslararası markalar, yaptıkları pazarlama çalışmaları sonucu kasalarına milyonlarca dolar sokarken, Türkiye'de açtıkları üretim tesislerinde, beyin ve iş gücünü ülkemizden sağlayarak kaliteli üretimi düşük maliyetlerle edinebiliyor. Tüm bunlar ele alındığında Türkiye uluslararası markalar için oldukça cazip bir merkez.

Son bir yıldır Türkiye'de herhangi bir güvenlik sıkıntısı olmamıştır. Sadece terör ve güvenlik endişesi sebep gösterilerek markaların ve şirketlerin Türkiye'deki etkinliklerini noktalaması ikiyüzlü bir tutumdur."

"Turizm sektörü, alınacak ek önlemlerle eski altın günlerine dönebilir"

TUROYD Genel Başkanı Aksu, TÜİK verilerine göre, bu yılın ilk yarısının 2016'nın aynı dönemine göre yükselişle kapandığını, alınan önlemler ve atılan adımların meyvelerini verdiğini, kısa sürede toparlanma yaşayan turizm sektörünün, alınacak ek önlem ve geliştirilecek ek iş birlikleriyle eski altın günlerine dönebileceğini söyledi.

Aksu, "2017'nin ilk yarısında yaşanan yükselişin hızlanarak devam etmesi için sahil turizminden şehir turizmine, doğa turizminden kongre turizmine kadar tüm alanlarda kalkınma sağlayacak girişimlerde bulunulması gerekir." dedi.

Konumu ve doğal güzellikleri nedeniyle Türkiye'nin, yaz tatili yapmak isteyen yabancı turistin gözdesi olduğunu ifade eden Aksu, bunun çok büyük bir artı olduğunu ancak sadece bu alana bel bağlamanın Türkiye turizminin genelini riske atacağını iddia etti.

Turizmi bütünüyle ele almak gerektiğini belirten Aksu, şöyle devam etti:

"Şehir turizmi, kongre turizmi, spor turizmi, kış turizmi, doğa turizmi, sağlık ve termal turizmi, yayla turizmi gibi pek çok alanın turizm kapsamı içerisinde olduğunu unutmamak gerekir. Bu alanlardan sadece birine ağırlık vermek diğerlerinin gelişmesini durdurur. Ülke turizmimiz sahil turizmiyle canlandırılmak isteniyor fakat Türkiye sadece bundan ibaret değil. Karadeniz yaylalarının güzelliği, kültürel mirasımız, jeolojik yapılarımız ve özellikle kongre turizmi ülkemiz için kilit bir nokta. Kongre turizminin ülke ekonomisine katkısı neredeyse sahil turizmi kadar önemli paya sahip. Kongre turizmi için gelen turist, her zaman tatil için gelen turistten çok daha fazla döviz bırakıyor. Kongre turizmine ağırlık vermek bu nedenle büyük önem taşıyor."

Tüm gelişmelere rağmen Türk turizminin uluslararası camiada itibar kaybına uğramadığını, hizmet kalitesi ve profesyonellik açısından pek çok ülkeyi geride bıraktığını ifade eden Aksu, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika ülkelerinin Türk turizmcisinden eğitim alanında yardım talepleri bulunduğunu, bu görüşmeleri en kısa sürede neticelendirerek eğitim vermeye başlayacaklarını bildirdi.

Turist başına yapılan harcamanın 611 dolar olduğunu bildiren Aksu, yurt dışında yaşayan Türklerin memleketlerinde yaptığı harcamanın yabancı turistten fazla olduğunu, yabancı turistin Türkiye'de ortalama 570 dolar olan harcamasının yurt dışında yaşayan Türklerde 845 doları bulduğunu kaydetti.